À bout de souffle
Aralık’tı. Kapı değil.
Kerouac geldi. Sohbet için gelmiş.
Adına şarkılar yazılan şu Jack.
Gizlediği uyuşturucuların yanında, gizlemediği fazla alkol ve sigara vardı.
- Benim kurduğum edebiyat düzeni bu olamaz. En son bıraktığımda, insanlar bir sır gibi saklıyordu bildiklerini. Sırf benim önemsiz yolculuklarımı bile göz önüne sermekten rahatsızlık duyardı insanlar. Bu kadar aciz duruma düşmezdi.
Biz farkında değilken, ortalıktaki izmarit ve boş şişe oranı gizlice artıyordu.
- Chuck, o kitabın film olmasına asla izin vermemeliydi. Düşünebiliyor musun? Bir insanı diğerinden üstün kılan sözler bile ayağa düşmüş. Aptalların ağzında sakız olmuş. Eskiden de aptallar vardı. Ama onlar en azından gerçekten aptaldı. Bunlar eğitim alan aptallar. Okumuş cahil ve türevleri. Neyse ki ölüm; bu aptallara değil, bize yakın.
Yazdıklarımdan bahsettik. Tam da birkaç saatin üstüne.
- İyi tarafından bak. Ben son kaleyim. Benim yazdığım karakterleri kimse sevmeyecek. Onların giysisini ve ayakkabısını yapmayacaklar. Bu benim için bir ödül. Durum böyleyken, seninle paylaşabiliyorum en azından.
- Öyle şeyler de yapıyorlardı, değil mi? Kitabın anlatmaya çalıştığıyla, kitabı sevenlerin yaptığı çok farklı. Yaptırılanlar var bir de. Giyim mağazaları, ayakkabı mağazaları. Bu işte 3 insan tipi var. Aptallar, ibneler ve sövenler. Sövenler kısmındayız, anlayanlar olarak. Bu işten para kazanan ibneler ve çok sevip bir bok anlamayan aptallar.
Dünya değişiyor.
Ölmenizi tavsiye ediyorum.

Aralık’tı. Kapı değil.

Kerouac geldi. Sohbet için gelmiş.

Adına şarkılar yazılan şu Jack.

Gizlediği uyuşturucuların yanında, gizlemediği fazla alkol ve sigara vardı.

- Benim kurduğum edebiyat düzeni bu olamaz. En son bıraktığımda, insanlar bir sır gibi saklıyordu bildiklerini. Sırf benim önemsiz yolculuklarımı bile göz önüne sermekten rahatsızlık duyardı insanlar. Bu kadar aciz duruma düşmezdi.

Biz farkında değilken, ortalıktaki izmarit ve boş şişe oranı gizlice artıyordu.

- Chuck, o kitabın film olmasına asla izin vermemeliydi. Düşünebiliyor musun? Bir insanı diğerinden üstün kılan sözler bile ayağa düşmüş. Aptalların ağzında sakız olmuş. Eskiden de aptallar vardı. Ama onlar en azından gerçekten aptaldı. Bunlar eğitim alan aptallar. Okumuş cahil ve türevleri. Neyse ki ölüm; bu aptallara değil, bize yakın.

Yazdıklarımdan bahsettik. Tam da birkaç saatin üstüne.

- İyi tarafından bak. Ben son kaleyim. Benim yazdığım karakterleri kimse sevmeyecek. Onların giysisini ve ayakkabısını yapmayacaklar. Bu benim için bir ödül. Durum böyleyken, seninle paylaşabiliyorum en azından.

- Öyle şeyler de yapıyorlardı, değil mi? Kitabın anlatmaya çalıştığıyla, kitabı sevenlerin yaptığı çok farklı. Yaptırılanlar var bir de. Giyim mağazaları, ayakkabı mağazaları. Bu işte 3 insan tipi var. Aptallar, ibneler ve sövenler. Sövenler kısmındayız, anlayanlar olarak. Bu işten para kazanan ibneler ve çok sevip bir bok anlamayan aptallar.

Dünya değişiyor.

Ölmenizi tavsiye ediyorum.

  1. bodhiciitta reblogged this from dargeldiburalar
  2. kendimi7m reblogged this from dargeldiburalar
  3. uykudanyoksun reblogged this from dargeldiburalar
  4. kafalardacicekleracmis reblogged this from dargeldiburalar
  5. dargeldiburalar posted this